SERRA TAYLAN

DEPREMİN MİRASI ,TOPLUMSAL TRAVMA

24 OCAK 2020 TARİHİNDE ELAZIĞ'DA MEYDANA GELEN DEPREM.SONRASINDA İÇİMİZDE YER EDEN TRAVMALAR..MÜTEAHHİT ELİYLE KATİLE DÖNÜŞTÜRÜLEN BİNALAR.

A
a
Bundan tam bir yıl önce.24 Ocak 2020 .Cuma günü , dışarda kış mevsiminin en soğuk günlerinden biri.Kimimiz çayımızı demleyip tv de film, dizi izliyorduk, kimimiz eşimizle dostumuzla biraradaydık, kimimiz o zamanlar henüz başımıza musallat olmamış koronavirüsü yabancı gözlerle haberlerden izliyorduk..Akşam 20:55 te önce bir uğultu ve hafif sarsılmayla irkilirken, sonrasında derinden gelen ve hiç bitmeyecekmilş gibi gibi geçen 22 saniyenin hepimizi teslim aldığı bir korkuya hapsolduk.
Elazığ'ım çok derin ve şiddetli bir depremle sarsılmıştı.Hepimiz apar topar belki ayakkabılarımızı dahi giyemeden ani bir refleksle sokaklara döküldük.Kimi yakınlarını merak ediyordu kimi depremin aslında nerede olduğunu...Ve acı haberler gelmeye başladı.Ajanslardan,televizyonlardan o korkunç rakam duyuruldu.Elazığ'da 6,8 şiddetinde deprem..İlk anların şokunu atlattıktan sonra gerçekle yüzleştik.Yıkılan, yıkılmak üzere olan evler, önce 4,7, 10 derken çevre il ve ilçelerden gelen haberlerle toplam 41 CAN'ın yittiğini öğrendik.
Devlet erkanı ,sivil toplum kuruluşları ,kurtarma ekipleri ve yurdun dört yanından gelen yardım tırları..Evlerini ,canlarını, hayatlarını,düzenlerini yitiren ,çadırlarda yaşamak zorunda kalan insanlar.Acılarını yaşama tutunma savaşının altına gömmek zorunda kalanlar...
Enkazların altından umutla gelen en cılız sesten bile hayat emaresi arayan kurtarma ekipleri....Elazığ tek yürek, Türkiye tek yürek olmuş kurtarılacak tek bir hayatın umudunu içlerinde taşıyarak dualar ederken maalesef 41 insanımızın bu 22 saniyelik dehşete yenik düşerek hayatını kaybettiği gerçeğiyle yüzleşti
Deprem ülkemizin, şehrimizin gerçeği idi ve bu gerçeği en acı şekilde bize hatırlatmıştı.Ve her acı toplumsal olayda olduğu gibi televizyonlarda uzmanlar yorum yapıyor, deprem gerçeği, bu gerçekle savaşma yollarından bahsediyor ve aslında depremin değil binaların ölldürücü olduğunu haykırmaya devam ediyorlardı...

Bu gün depremin üzerinden tam 1 yıl geçti.Elazığ şantiye gibi.Yaralar sarılmaya devam ediliyor ..İmkanlar dahilinde evler yıkılıyor,yenileri yapılıyor, koronavirüs belasının daha da zayıf düşürdüğü ekonomik koşullara rağmen ayakta kalmaya çalışıyor Elazığ.

Bu gün depremin üzerinden bir yıl geçti.Unutulmayan ama alışılmaya çalışılan bir süreçte Elazığlı.Yiten canlarını unutmuyor,ama devam eden yaşam savaşında üstüste gelen sorunlarla başetmeye çalışırken acısını yüreğine gömmeye çalışıyor.Deprem, pandemi, ekonomik sorunlar derken bu yükün altından çıkmaya çabalıyor.

Evet bir yıl geçti ama depremin herkeste bıraktığı,açtığı derin yara hala tazeliğini koruyor.Hemen hepimizde olan ve belki de hiç geçmeyecek bir travma kaldı.Evet deprem şehrimizde yapısal bir yıkıma yolaçtı, ama daha da önemlisi yaşamlarımızı derinden sarsan ciddi bir psikolojik travma yaratabileceğini de gösterdi .En ufak bir titreşimde hala hepimiz avizelere, perdelere bakıyor irkiliyoruz.Uykudan defalarca irkilerek uyanıyoruz..Ve maalesef hala zaman zaman meydana gelen depremler de bu acı gerçeği unutmamıza imkan vermiyor.Belki farketmişsinizdir.Hemen hepimiz olaylara karşı daha hassas olduk,daha kolay öfkeleniyor, daha savunmasız hissediyor, daha ürkek davranıyoruz.Deprem sonrası yaşadıklarımız tam olarak bu.Fizyolojik yaralar sarıldıkça, evlerr yenilendikçe, daha sağlam binalarda yaşadığımıza inandıkça içimizde derin olarak açılan  bu psiko sosyal yarayı saracağız elbette.Ama zaman ..Geçen bir yıla rağmen hala bu travmayı aşamadık...Ama hayat normale döndükçe,alıştıkça ve güven duygusu içimizde yer ettikçe geçecek..Ta ki yeni bir felakete kadar...
Allah korusun tekrar böyle bir deprem yaşandığında ,topluımsal olarak aslında depremin değil ,binaların öldürücü olduğu gerçeğini hiç unutmamalıyız.Ve binalar sağlam yapılmadıkça,,yapı denetiminden geçmedikçe  ,işini savsaklayan, malzemeyi eksik kullanan, zemini sağlam temellere oturtmamış müteahhitler eliyle birer katile dönüşmeye devam edecekler. Acılarda biraraya gelen ,tek yürek olmayı başaran milletimiz yaşanan acı sonrasında da ders çıkarmayı başarabilmeli..Depremin aslında dolaylı olarak da binaların yaşamdan kopardığı canları unutmadan...

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat