MUSA YILDIRIM

GÜNEŞ VE RÜZGAR ENERJİSİNİN KULLANIMIN ÖNEMİ

GÜNEŞ VE RÜZGAR ENERJİSİNİN KULLANIMIN ÖNEMİ

A
a

GÜNEŞ VE RÜZGAR ENERJİSİNİN KULLANIMIN ÖNEMİ

Türkiye’nin jeopolitik konumu dendiğinde üç kıtanın kesiştiği noktada olmasından dolayı akla ilk gelen siyasi çıkarlar ve yeraltı kaynakları zenginliklerimizdir. Türkiye sadece jeopolitik konumu nedeni ile mi değerli? Bu topraklarda daha fazlası var. Ülkemiz bulunduğu konum ve fiziki yapısı nedeni ile güneş ve rüzgar enerjisi üretimine oldukça uygun bir ülke. Engebeli yapısı nedeni ile hidroelektrik santralleri kurulmaya her ne kadar müsait olsa da barajların arkeolojik alanlara zararı oldukça büyük olduğundan baraj inşaatlarından önce oldukça detaylı yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları yapılması gerekiyor. Özellikle neolitik dönem yerleşmelerinin büyük çoğunluğu akarsu yataklarına yakın alanlara kurulduğu için barajların tahrip ettiği ilk alanlar olma özelliğini taşırlar. Barajların üzerine kurulduğu akarsu yataklarına bir nebze uzak olan yerleşmeler ise genelde baraj havzasının içerisinde kaldıklarından onlarda büyük bir tahribata uğrarlar. Eğer zorunlu bir nedenden dolayı herhangi bir akarsu yatağında HES projesi uygulanacaksa o bölgede yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları sonuçlanmadan kesinlikle baraj inşaatine kesinlikle başlanmaması gerekiyor. Tarihteki ilk köylerin kurulduğu bu havzalar tahrip olduğu anda bu tahribatla beraber bütün arkeolojik bilgilerde yok olmaktadır. Türkiye coğrafyasına bakıldığında tarihi korumak ve akarsu havzalarındaki verimli arazileri korumak için HES projeleri son çare olarak uygulanmalıdır. Ülkemizin coğrafi konumu engebeli fiziki yapısından dolayı bakı kaynaklı güneşlenme miktarı oldukça fazladır. Özellikle Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu’nun batısı ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri güneşlenme süreleri en yüksek olan bölgelerimizdir. Yine bu bölgelerde dağların yüksek kesimlerinde ve sırtlarda rüzgar salınımı oldukça yüksektir. 20 dönüm çorak arazi üzerine kurulmuş bir güneş enerji santrali orta ölçekteki bir baraja eş değer elektrik üretebilmektedir. Bir GES’in kurulum maliyeti bir HES’ten kat be kat daha düşüktür. GES’lerin tek dezavantajı gece üretim yapamamalarıdır. Buradaki açık rüzgar enerji santralleri ile kapatılabilir. Yukarda bahsettiğim bölgeler haricinde özellikle Marmara ve Ege Bölgeleri yılın on iki ayı bol miktarda rüzgar alırlar. Bu bölgelerde rüzgar enerjisi santrallerinin arttırılması ile barajlardan çok daha az bir maliyet ile barajlardan çok daha fazla elektrik üretilebilir. Ülkemiz coğrafyasının fiziki yapısı nedeni ile denize yakın olan ve yüksek kesimlerinde rüzgar, güneşe bakan Akdeniz Bölgesi ve iç kurak iç bölgelerde ise güneş enerjisinden yüksek miktarda faydalanılabilir. GES projelerinde dikkat edilmesi gereken nokta verimli araziler üzerine kurmaktan kaçınılması gerektiğidir. GES’ler uzun vadeli projeler olduğundan tarım arazileri üzerine kurulduklarında kuruldukları alanlarda tarımı sekteye uğratacaklardır. Bu yüzden GES’ler için çorak araziler tercih edilmelidir. Son yıllarda birçok GES projesi uygulaması yapıldı. Bunların büyük çoğunluğu çorak araziler yerine tarım arazileri üzerine kuruldu. 2017 yılından itibaren ise araziye GES kurulması yasaklandı. Önce tarım arazileri üzerine kuruldu şimdi ise hiçbir şekilde araziye kuruluma izin verilmiyor. Her iki politikada kesin olarak yanlıştır. Arazi üzerine kurmakta, hiçbir şekilde kurulmaması da. Gelişen teknoloji ile beraber artık yollarda elektrikli araçlar hızla artıyor. Bu da demek oluyor ki yakın bir gelecekte yollardaki bütün araçlar elektrikli olacak. Barajlar tek başına bu elektriği karşılayabilir mi? Yolda ki araçlar için evlerimiz elektriksiz mi kalacak? Elektrikte arz-talep dengesi bozulursa çok yüksek faturalara maruz kalırız. Bu yüzden RES ve GES projelerinin hızla yaygınlaştırılarak uygulanması gerekiyor. Tarıma elverişsiz çorak arazilerde GES’lerin kurulmasına izin verilmelidir. Bu tarz yatırımlar için teşvikler sunulmalıdır. İnovatif ve Türkiye’nin vizyonuna yönelik projeler üretilmelidir. Türkiye vizyonuna elektrikli bir otomobil eklemişken gelecekte bu otomobili elektriksiz bırakmamalıdır. Dünyanın geleceği petrolden elektriğe doğru kayarken Türkiye, coğrafyasını bu konuda etkin bir şekilde kullanmak zorundadır.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sİzce Dolar daha fazla yükselir mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat