KUYUYA TAŞ ATAN DELİ

SAHİPSİZ ELAZIĞ KRİZİ ÜZERİNE

SAHİPSİZ ELAZIĞ KRİZİ ÜZERİNE

A
a
Sahipsiz miydik gerçekten,
Yoksa bir çok sahibi olan köleler miydik?…,
Koskoca bir şehir 24 Ocak depremi ile yerle yeksan olmuş,
Devlet 3 bakanı birçok bürokratı ile anında şehrimize intikal etmiş,
Yerinde tespitler, durum analizleri hızlı bir şekilde planlanarak
Saha çalışmalarına başlanılmış,
Acil yıkım kararları, ağır hasarlı bina tespitleri..,
Derken yerine yapılacak binaların kaç kat ve kaç metrekare olacağı tartışmaları arasında birde köylerdeki evlerin prefabrik mi?,  betonarme mi?
Kararları üzerinden tartışmalar alıp gitmişken,
Dünyayı saran pandemi süreci ile ilimize karşı bir
Pozitif ayrımcılık bekleyenler hayal kırıklığına uğramıştı.
COVİD-19 süreci ile beraber
Elazığ artık özelinde hükümetin gündeminde 2. Sıraya düşmüştü.
Bu şehirde yapılması gerekenler geciktikçe millette homurdanmalar,
Sesli düşünmeler ve akabinde sosyal medyada bir dip dalgaya dönüşen
SAHİPSİZELAZIĞ tag’i ülke gündemine oturdu.
Bir kriz vardı ve bu kriz gerek siyasiler tarafından
Gerekse bürokratlar tarafından yönetilemiyordu…
Aslında herkes kendisine sahipti.
Sahipsizlik algısı şehre yapılması gecikmesi ile ortaya çıkan bir haleti ruhiyeydi.
Kimse de süreci doğru yönetemedi.
Birileri buradan siyasi rant
Kimileride sosyal rant hesabına girdi.
Değirmen gitmiş şak şakı derdine düşmüştü herkes…
Önümüz sonbahar,
Okullar açılacak
Köylerden şehre dönüşler başlayacak
Ancak ikamet edecek binaların büyük çoğunluğu hala bitmemişti.
Biten dilek sitesi bile maliklere teslim edilmemiş, Cumhurbaşkanının şehre teşrifleri ile teslimat planlandığı ifade edilir olmuştu.
Karadeniz bölgesinde yaşanan sel felaketi ile olaya devletin anında müdahalesi ile beraber ilimizde acılar üzerinden ve acıların sarılması yöntemleri üzerinden bir mukayese havası oluşturulmuş, o bölgeye ayrıcalık sağlandığı iddia edilerek sosyal medyada adeta ülke gündemi Sahipsizelazığ haline gelmişti.
Siyasiler bu algıdan o kadar rahatsız olmuştu ki nerdeyse derdini anlatmaya kalkan herkesi hükümet karşıtı, hükümeti devirmeye çalışan bir yapının unsuru gibi lanse etmeye başlamışlardı.
Oysa bir kriz vardı ve kimse bu krizi yönetemiyordu.
Çıkıp ifade edecekleri tek şey;
Evet bu şehir büyük bir deprem atlattı, devlet bütün imkanlarını seferber etti, Türk milleti ayağa kalktı, yardım kampanyaları seferber oldu, ancak buna rağmen kamu oyunda eksiklik ve karamsarlık havası oluşmuşsa bu biz siyasilerin ve bürokrasinin eksikliğidir. En kısa sürede mağdur vatandaşlarımızın bu talepleri ile ilgili gerekli çalışmalar yapılarak Hükümet nezdinde ilgili kurumlar harekete geçirilecek ve yaraların sarılması hızlandırılacaktır...
Denilemedi …
Kimse bu yönü ile krizi yönetip halk kahramanı olamadı.
Sürecin sabote edildiği algısı oluşturulmaya çalışıldı.
Bu algıyı başlatanların chpli, fetöcü veya pkk yandaşı oldukları algısı oluşturulmaya çalışıldı.
Yangına körükle gidildi.
Sahip Cumhurbaşkanı denildi.
Sahip biziz denildi.
Oysa her kesim ve herkes tarafından Elazığ yaşadığı mağduriyeti sloganla dile getirmişti.
Elbette siyasi hesapla hükümete karşı davranan ve toplumsal algı yapmaya çalışanlarda olmuştur. Ancak süreç yönetemeyenlerin davranışları ile toplum iyiden iyiye siyasi rakiplerce gerginliğe yönlendirilmişti.
İktidar partisi vekilleri açıklamaları ile ortamı yumuşatacakları yerde kurulan cümlelerin yanlış yönlendirilmesi ile yeni bir dip dalga başlamış iş sahipsizlikten Elazığ sahipsiz tag paylaşanların kansızlığına evrilmiş ve birileri hedeflerine ulaşmıştı.
Doğru olan aslında;
Elazığ sahipsiz değil MAĞDUR du..
Yaşatılanlar ile MAHCUP bir şehir haline doğru evriliyordu.
Krizi yönetemeyenler, krizi çıkarmakla suçladıkları mahvillerin
yağ sürmeye devam ediyorlardı.
Süreç bu hali ile devam ederken
Sonbahar kapıya dayanmış, deprem konutları teslim edilmemiş,
Konteyner kentler boşalmamış,
Okullar açılmamış,
Esnaf siftahsız dükkan açıp kapatmaya devam etmiş,
Mağdur şehrin aziz insanlarını mahcup edenler,
Bu şehrin felaketinden KAR elde edenleri seyretmeye devam ederken bu hikaye böyle devam edip gitmiş…
Krizi çıkaranlar, Krizi yönetemeyenler yüzünden istediğini elde etmiş…
Selametle…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat