S.SERRA TAYLAN

HAYAT GÜZEL BİR MELODİ MELODİ OLSUN....

HAYAT GÜZEL BİR MELODİ MELODİ OLSUN....

A
a

İnsan gelişimini etkileyen birçok alanlar vardır. Matematik, fen, edebiyat, felsefe, psikoloji, sosyoloji, kültür, ekonomi, sanat vb. gibi alanların her biri önem teşkil eder. Bu alanların en başında, sanat eğitimi içinde yer alan müzik eğitimi gelmektedir .Çünkü doğduğumuz ilk andan itibaren haşır neşir oluruz müzikle. Ritmik bir ses, ya da annemizin söylediği ninni, duyduğumuz bir şarkı.. Daha hayata merhaba dediğimiz ilk günden girer hayatımıza. Yani anne karnından dünyaya merhaba diyen bir bebeğin bile ilk tepkisi sesleredir .Mesela ağladığında ninni söyleyerek sakinleştiririz o minik yüreği. Düşünsenize. Hayata ilk adımlarımızı attığımız anda tanışıyoruz aslında müzikle. Bu değil mi ki müziği evrensel kılan. İnsanları ortak bir paydada buluşturabilen. Aynı anda herkeste farklı da olsa duygular uyandıran. Dolayısı ile insanın kendi gelişiminde çok önemli bir rol oynayacak ve müziğin içinde bulundurduğu etkin işlevsellikler, bireyin gelişim evrelerinde oldukça önemli bir rol oynamakta.                  

 

Bir şarkı dinledim Yıllar öncesinde yazılmış, Belki bizler daha dünyada yokken. Sevdaya düşmüş birinin sevdiğine olan duygularını anlatıyordu. Sonra düşündüm  taa o zamanlarda bu zamana.. Eskimemiş bu şarkı ve hala büyük bir zevkle , hissederek dinlenebiliyor .Müziğin bu köklü ve evrensel dilini her daim canlı tutan nedir ki? 

Sözlerini anlayalım ya da anlamayalım . Bir şarkı, bir melodi takılır dilimize. Dinlerken farklı duygulara, ruh haline gireriz. Ya da o anki ruh halimiz neyse dinlediğimiz müziğe mal ederiz onu. Yıllar geçse de çok üzgün biz anımızda dinlediğimiz bir ezgi bilinçaltımıza kazınır.Yıllar sonra dinlesek bile o ilk dinlediğimizdeki ruh halini çağrıştırır bize. 

Bir müzik eseri, hangi dilde seslenirse seslensin, her dil onun dilinden anlar. O eseri dinlerken bize hissettirdikleri eseri kimin yaptığı ya da kimlere yaptığıyla alakalı değil çünkü Bu gün hala yüzyıllar öncesinde Klasik Müzik Sanatçılarının ürettiği eserleri dilimiz, inancımız, kültürümüz ne olursa olsun hala büyük bir zevkle dinliyorsak. .Bu müziğin tüm insanlığın ortak dilinin bir ürünü olduğunu gösterir. 

Müzik eserlerinin de bir karakteristiği var bence. Türü ne olursa olsun her müzik eseri bir yaşanmışlığın, bir duygunun ve birikimin sonucu kulaklarımıza ve duygularımıza ulaşıyor. Dolayısı ile müziğin notası, notaların birleşimi de bu yaşanmışlıklar neticesinde gerçekleşiyor. Müzik  renkler, dokular, kontrastlar ve nüanslarla doludur. 

Dinlediğimiz bir kuşun sesi eğer tatlı bir melodiye dönüşüyorsa onun adı sanattır. O sanatı icra kişi eden dil, din, ırk, kültür ,kategori fark etmeksizin her kesime o eseri ulaştırabiliyorsa o da sanatçıdır. Bir resme bakarken şayet eğitimimiz yoksa o gördüğümüz sadece o resimde anlatılan kompozisyondur. Ama eğitimimiz varsa o resmin hangi stilde yapıldığı, ne gibi boyalar kullanıldığını, ya da eserin hangi akıma ait olduğunu biliriz. 

Ancak müzik öyle değildir. Dinlediğimiz müziği dinlerken bizi ilgilendiren tek şey ruhumuza, duygularımıza neler anlattığıdır. Çok abuk subuk sözleri olan bir müzik eserinin melodisi cezbeder  bizi zaman zaman, ya da korkunç bir tıngırtı gibi gördüğümüz bir eserin sözleridir duygularımızı etkileyen. O nedenledir ki  müzik evrenseldir .Çünkü müziği anlamak için bir dil bilmen gerekmez bir topluma dahil olman veya müziğin sahibiyle aynı ülkeden olman gerekmez müzik duygusal bir müzikse duygulanırsın hareketli bir müzikse eğlenirsin müzik senden bir şey beklemez ama kendini çok iyi anlatabilir bu da müziği evrensel yapar.  Müzik sayesinde, kültürel ve dilsel sınırların ötesinde iletişim kurabiliriz. 

Melodinin  özellikleri müziğin duygu ifadesine katkıda bulunur. Yüksek perde, ritim ve hızlı tempodaki dalgalanmalar mutluluk iletirken, tersi mutsuzluğu yansıtır. Muhtemelen, her insanın doğuştan müzikal duygusu vardır. Müziğin dili evrenseldir derken kastettiğim gezegendeki herhangi bir kişinin, herhangi bir düşünceyi ifade etmesi için kullanabileceği anlamdaki bir dil değildir. Burada kastettiğim o müzik eserinin, dinlerken herkeste iyi ya da kötü bir duygu oluşturabilmesidir. Zaten müzik kulağa ve sonra da duygulara hitap eden bir sanattır. Dinlediğimiz bir halk müziğinde yaşanan acıları hissederiz .Ya da çok neşeli kıpır kıpır bir şarkıda birden bire neşeleniriz. Bu da müziğin paylaşılan derin ilkel duyguları tetiklemek için yeterince güçlü bir dil olduğunu gösterir.. Müzik ,sadece kültürleri harmanlamaz, aynı zamanda evrimsel geçmişimizin derinliklerine ulaşır. Ve bu anlamda, müzik gerçekten evrensel bir dildir. 

 

Sanat eseri üretmek en önce bir yetenek gerektirir. Ancak yeteneğin duyguyla harmanlaşması sanata bir dil katar . Evrensel bir dil. Müzik bu dili en güzel kullanan sanat dalı. Sınırları, çizgileri aradan kaldıran, en katı sınırlamaları dinlemeyen sanat dilleri içerisinde en önemli ve yaygın olanı kuşkusuz ki müziktir.O nedenle. Kendimizi müzikten mahrum bırakmak ruhlarımıza yapabileceğimiz en büyük kötülüklerden biridir. Müziksiz kalmayalım. 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sİzce Dolar daha fazla yükselir mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat