TUĞÇE ERGİN

Haksız mıyım, mutsuz mu?

Haksız mıyım, mutsuz mu?

A
a
Haksız mıyım, mutsuz mu? Evet, bu hafta bahisleri açıyorum. Mutluluk ne kadar kişisel ise haklılık o derece kamusal bir kavram olarak karşımıza çıkar.
Haklı mıyız, mutlu mu?
Geçenlerde bir arkadaşım bana bu soruyu sorduğunda sanki ikisinden birini seçmekle yükümlü olduğumu sanmıştım. Mutluluğu seçince diğer seçeneğin sonsuza kadar hanemden geri geri çekileceğini düşünmüştüm. Ya da haklı olmayı seçersem, mutsuz bir haklı olarak yaşamak zorunda kalacakmış gibi. Şimdi tekrar düşünüyorum da; hem haklı hem mutlu olmak istiyorum galiba… Ama bunun bana yükleyeceği manevi yükün fakında olarak da korkmuyor değilim.
Rekabete dayalı tüm ikili ilişkilerimizi, çoğunlukla çift kale maç yapar gibi yaşadığımızdan bu ikilemeye düşüyoruz. Bunu sadece evlilik içi, karşı cins ile münasebet çerçevesinde değerlendirmeden konuyu açmak en iyisi. Nitekim annesinin on gün boyunca öğüt verdiği her şeye “haklısın anne” diyen birinin kazandığı zafer gibi, iş veren ile çalışanı arasındaki gibi, ikili ilişkilerin hepsinde haklılık ve mutluluk savaşlarının olduğunu gözlemliyoruz.
Rekabete dayalı olmayan ilişkilerde ise karşı tarafın mutlu olması beklendiği için haklılığın paylaşılmasına gerek olmuyor.
Mutluluk ne kadar kişisel ise haklılık o derece kamusal bir kavram olarak karşımıza çıkar. Mutluluk, hayattan beklentiler ile değişirken, haklılık ise karşısındaki kişiye bağlı kalır. Karşısındaki kişi haksızlığı hissetmeye başladığında ise dengeler değişmeye başlar.
Bu durumda kişinin kendi kalıplarının dışına çıkarak “haklılık” ve “mutluluk” kavramlarını yeniden tanımlamak da gerekebilir. Kim neyi mutluluk olarak görüyor ve kişinin haklılığı konusuna göre nerede başlıyor ona bakmak, konu bazında irdelemek gerekiyor.
Peki hem haklı hem mutlu olduğumuzda ne oluyor? İşte kendimizi en zirvede hissettiğimiz o an…
Karşımızdakini haksız çıkarmanın zafer coşkusu insanı geçici bir mutluluğa sevk eder ve bir balon gibi söner. Bunu bile bile, haklı olmak neden o anda mutlu eder bizi? Oysa haklı olmak için sahip olduğumuz gücümüz, imkanlarımız, aklımız, anlayışımız ile kanıtlayınca muhatabımızın kalbindeki titremeden gök ehlinin rahatsız olduğunu bilebilsek mutlu olur muyduk?
Nasıl yaban çelişkiler; insanı iç hesaplaşmalara, anılara, eski defterlerin açılmasına sebep oluyor değil mi? İnsan haklı olduğunda kaybolan mutluluklarını görünce bir sayfa açıp bu savaşları kalem kalem yazmak istiyor. Sonra ister istemez kendisine soruyor, neden birini seçmek zorunda kalıyorum?
Çünkü insan kolayı sever ve egosunu beslemekten hoşnut olur. Dünya’nın en haklısı olup aynı zamanda en mutlusu olmak ister. Ama ikisinin aynı andan gelmesi adalet terazisi dışında pek mümkün olmaz. Gerçek adalet ise her zaman yerini bulmaz.
Dolayısıyla şu bir gerçek ki; haklılık savaşları da kimseye mutluluk getirmiyor.
Bu yüzden tekrar düşünmeden edemiyorum. İkisi birden olma ihtimali çok çok az olduğundan; haklı mı olmalıyım, mutlu mu?
Düşünüyorum…
Sanırım ben haklı olma, mutlu ol kısmında dans etmek istiyorum. Her davadan haklı çıkmanın peşinde koşmak ve bu uğurda kendimi ve sevdiklerimi yıpratmak istemiyorum. Her şeyle mücadele etmeden mutlu olmak istiyorum. Haklı olma savaşlarımı kenara sakince koyarak, koluma mutlu olmayı takıp yürümek istiyorum.
Haksız mıyım?
Sevgilerimle…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sİzce Dolar daha fazla yükselir mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat