AYŞE ERKAN

EBEVEYN VE ÇOCUK İLETİŞİMİ

EBEVEYN VE ÇOCUK İLETİŞİMİ

A
a

Aile, toplumun en güçlü, en önemli ve en temel yapı taşını oluşturmaktadır. Mutlu ve güçlü bir ailenin temelini oluşturan ise ailenin en üstün yeteneği olan sağlıklı, etkileşimli bir iletişim kurması ve bunu sürdürmesidir. Bireyler anne ve baba rolüne bürünmeden önce iyi birer eş olmanın bilincini taşımalı, evlilikten beklentilerini bilmeli, karşılıklı rollerini ve sorumluluklarını benimseyip hayatlarına geçirmeleri gerekmektedir. 

Çocuk yetiştirmek elbette ki en kutsal ve hayat boyu devam ettirilmesi gereken en güzelvepaha biçilmez bir sanattır. Ebeveynler bu noktada her alanda kendilerini hazır hissetmeleri gerekmektedir. Bireyler, gerek sosyo-ekonomik alanda yeterli düzeyde olmalı gerekse duygusal olgunluğa erişmiş olmalıdır. Çocuğun ilk iletişimi annenin hamilelik sürecinde karşılıklı olarak başlamaktadır. Hamilelik süreciyle başlayan bu ilişki, doğumdan sonra fiziksel temas ve beslenme yoluyla daha da gelişerek ömür boyu sürecek bir iletişim haline gelir. Anne bu safhalarda çocuk ile sağlıklı bir iletişim kurabilmesi için öncelikle yeterli düzeyde iletişim bilgi ve becerisine sahip olması gerekmektedir. Ebeveynler bu konuda gerekli bilgi beceriler eğitimi için uzman kişilerden yardım alabilirler. Ülkemizde ’de özellikle son yıllarda bu eğitime ayrı bir önem verilmiştir ve MEB tarafından ücretsiz olarak eğitimlerden faydalanma imkânı sunmaktadır. 0-6 yaş grubu, çocuğun kişilik özelliklerinin ve benlik saygılarının oluşumundaki en önemli dönemdir. Ebeveynler olumlu bir rol model sunmaları gerekmektedir. Çocuk, anne ve babanın karşılıklı olarak birbirlerine olan sevgi, saygı ve bağlılıklarını gördükçe ruh sağlığı yerinde bir birey olarak yaşama hazırlanır.  Çocuğun duygu ve düşüncelerini özgür bir şekilde ifade etmesi, kendi kendini denetlemesi, sosyal ilişkilerinde olumlu iletişim kurabilen bir birey olması; anne ve babanın birbirleriyle kurdukları iletişimin boyutuna ve dönüşümüne göre şekillenmektedir.  İletişimin boyutunu, sadece sözlü olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Aile içinde kurulan sözlü, sözsüz, jest ve mimiklerde dâhil olmak üzere her iletişim alanında dikkat edilmesi ve iletişimi engelleyecek her türlü olumsuzlukların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Olumsuz bir iletişim ortamında yetişen çocuk iletişimin etkisi ömür boyu sürecek, telafisi zor olan ve zaman alacak bir sürece zemin hazırlayacaktır.  

Anne ve Babalar Dikkat! 

Çocuklar her an dinlenmeli, muhakkak iletişim sürecinde göz teması kurulmalı, duygular karşılıklı olarak paylaşılmalı, olumlu veya olumsuz her konu anlaşır bir dille açıklanmalı ve son olarak olumsuz davranışlar karşısında yargıç gibi davranılmamalıdır. Çünkü çocuk, düşüncelerinin önemsendiğini, sözlerinin dinlendiğini, destek ve değer görmeyi ister. Çocuğun görünüşü, becerileri, başarıları ve olumsuz halleri sevgi konusu olmamalıdır. Hiç şüphesiz çocuk koşulsuz bir sevgi ister.  Her çocuğun bu tutumları sergileyen bir ailede yetişmesi en temel hakkıdır. Her yaşta ve her gelişim evresinde çocuğun ihtiyaçlarını bilmek ve ona doğru rehberlik edilebilmesi gerekir. Dil, bilişsel ve sosyal becerilerin gelişiminde ebeveynler birinci dereceden etki sahipleridir. Dil gelişimi çocuğun gelişiminde ki kritik bir evre olup özellikle kendini ifade edebilme, duygu ve düşüncelerini karşı tarafa aktarabilme ve sebeplerini açıklama noktasında en önemli anlaşma ve iletişim aracıdır. Bilişsel becerilerin gelişimiyle gözlemleme, problemlere çözüm üretme, karşılaştırma, algılama ve muhakeme yapmak gibi beceriler dil becerilerinin gelişimiyle istenilen düzeye gelmektedir. Elbette her ailenin kuralları bulunmaktadır. Anne ve babanın tutumları birbirini tamamlamalı, çelişmemeli, çocuk üzerinde çok fazla baskı veya çok fazla boşluk yaratmayan nitelikte olmalıdır. Çocuk üzerinde kurulacak disiplinin amacı düzenli, tutarlı ve sorumlu davranış alışkanlıkları kazandırmak olmalıdır. Ödül ve ceza yöntemleri de bu bilinçle uygulanmalıdır. Ödül çocuğa hak ettiği zaman verilmeli ve sürekli maddi boyutlu olan ödüllerden kaçınılmalıdır. Takdir-teşvik bu noktada önemlidir. Güzel bir söz, bir öpücük veya övgü dolu sözler en çok tercih edilmesi gereken ödüllendirme biçimi olmalıdır. Ruhun bu yönde doyması daha sağlıklı olacaktır. Anne ve babalar güven verici, destekleyici ve demokratik bir tutum sergilemelidir.  

Demokratik, güven verici ve destekleyici bir ortamda büyüyen çocuk kendine güvenen, olgun, yapıcı, sağlıklı bir ruha sahip, sosyal, sınırlarını bilen, bilinçli ve sorumluluk sahibi birey olarak yetişecektir.  

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sİzce Dolar daha fazla yükselir mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat