MUSA YILDIRIM

BETON EKONOMİSİ

BETON EKONOMİSİ

A
a
Bugün ki köşe yazımda yaşam standartlarımızı belirleyen iki önemli unsurdan bahsetmek istiyorum. Üretim ve tüketim. ‘Hani bir atasözümüz var; “Ayağını yorganına göre uzat.” Bir nevi kazandığın kadar harca da diyebiliriz. Pe ki daha fazla harcamaya hakkımız yok mu? Var tabi ki. Yorganın ne kadar büyük olacağı bizim elimizdedir. Yorganı büyük yaparsın istediğin kadar yayılırsın. Geleceğim nokta şudur ki; üretimi arttırdıkça tüketimi de o oranda arttırma hakkımız olacaktır. Üretmeyip sadece tüketirsek ulaşacağımız nokta sadece bütçemizde her geçen gün büyüyen cari açık olacaktır. Belki bu bize kısa vade de ekonomik bir rahatlama yaşatsa da ilerleyen zamanlarda sadece fakirleştirir ve üçüncü sınıf, dördüncü sınıf bir ülke yapar. Hiç mi borçlanmayacağız? “Borç yiğidin kamçısıdır.” Derler. Borçlanmada dikkat edilmesi gereken husus borcun ranta değil üretime yatırılmasıdır. Yani aldığınız borcu ödeyebilmeli ve borç ödendikten sonra size yatırımınızdan ciddi kazançlar sağlamalısınız. Bu yatırımlar nedir? Fabrikalardır, turistik yatırımlardır, tarımsal ve enerji sektöründeki üretime dayalı kalkınma projeleridir. Bir ülkenin ekonomisi bir yeni kurulmuş bir ailenin bütçesi gibidir. Önce bir yuva kurarsınız. Bu süreçte haliyle biraz borcunuz olur. İlerleyen zamanlarda ilk yapılan borcu bitirip belli bir birikim yapmaktır. Bu süreçte çalışıp kazanç sağlamaya devam edersiniz. Evin bir gelir kaynağı olur. Bu gelir kaynağına göre bütçenizi yönetir, borçlarını öder ve birikim yaparsınız. Birikim belli bir seviyeye gelince ev alırsınız, araba alırsınız. Veya gelirinizi teminat olarak kullanıp yeni kredilerle ev veya araba alırsınız. Ama her zaman teminat olarak kullanacağınız bir geliriniz vardır. Teminat olarak kullanacağınız geliriniz oranında borca girersiniz. Borcunuzun miktarını yorganınızın ölçüsü belirler. Sözü daha fazla uzatmadan gelelim ülkemizin yorgan boyuna. Geçmiş dönemlerde küçücük bir yorganımız varken battal boy bir yorgana göre borçlar edindik ve bunu üretime, teknolojiye, tarıma fabrikaya, tarıma yatırmak yerine inşaatlara yatırdık. Geleceğe teminat olacak yatırımlar yapmak yerine direk olarak ev aldık. Geliri olmayan ailede ev almak için bor edinildi. Ülkemizde hiç mi inşaat yatırımına ihtiyaç yok? Var tabi. Ama zamanı gelince. Önce kazanıp sonra ev almamız gerekiyordu. Biz kazanmadan bütün paramızı inşaatlara yatırdık. İnşaat sektörü sadece tek aşamalı geliri olan bir sektördür. Emlak ayrı bir sektördür. Bir ev bir kere yapılıp satıldıktan sonra iş gücü ve üretim anlamında bir getirisi olmaz. Sonrasında emlak sektöründe elden ele para döner. Bu network marketing iş yapısındaki piramit sistemine dönüşür. Elden ele para döner ama totalde ülke ekonomisi parasal kayıp yaşar. Üretimsizlik artar. İşsizlik artar. Sistem tıkanır. Evler bir noktadan sonra elde kalır. Ekonomi tıkanır. Eğer dünyaya sektörü pazarlayamıyorsanız bir ülke ekonomisi inşaat sektörü ile dönmez. Tarım, sanayi, teknoloji üretimin temelinde olmadıkça ülkemiz ekonomisinin daha da dip seviyeleri görmesi muhtemeldir. Doların yükselişi dış kaynaklardan ziyade içeride ekonominin zayıf olmasından kaynaklıdır. Aslında dünya piyasalarına bakıldığında dolar da öyle ciddi bir yükseliş yok. Ne yazık ki bizim paramız değer kaybediyor.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sİzce Dolar daha fazla yükselir mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat