HADİ BİRAZ GAYRET

Okunma: 43
GÜNCEL 12 Kasım 2019 17:58
Videoyu Aç HADİ BİRAZ GAYRET
A
a

HADİ BİRAZ GAYRET

TURİZM AÇISINDAN BİRÇOK ZENGİNLİKLERİ BAĞRINDA BARINDIRAN ELAZIĞ’IN, BU SEKTÖRE İLK KEZ PROFESYONEL BİR BAKIŞ AÇISIYLA YAKLAŞAN VALİ ÇETİN OKTAY KALDIRIM’IN DIŞINDA KİMSENİN KILI KIPIRDAMIYOR. İLGİLİ KURUM OLAN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ PROJE ORTAYA KOYMA NOKTASINDA SESSİZLİĞİNİ BU GÜZELLİKLERİ TANITMA NOKTASINDAKİ HANTALLIĞINI ISRARLA SÜRDÜRÜYOR.
4 bin yıllık bir tarihi ve onlarca medeniyete ev sahipliği yapmasıyla övündüğümüz Elazığ’ın bu medeniyetlerden arta kalan tarihi mekânları turizm kazandırma noktasında Vali Çetin Oktay Kaldırım dışında bu konuya kafa yoran ve mesai harcayan başka bir idareci ve bürokrat yok gibi.
ZENGİNLİKLER İÇİNDE FAKİR YAŞIYORUZ
Elazığ’ımızın tarihi ve turistik birçok belde, yöre ve saklı güzellikleri varken bunların ülke insanına ve özellikle de şehir insanına tanıtan, bugüne kadar bilinmeyen ve keşfedilmeyen onlarca güzellikleri gün yüzüne çıkartan ve her biri için proje hazırlayıp hayata geçiren Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım’ın samimiyetle ortaya koyduğu gayretler, ne yazık ki konunun asıl muhatabı olan ilgili kurumları harekete geçirmeye yetmiyor.
BİZİM İÇİN ÇALIŞAN BİRİ VAR
Görev süresi dolduktan sonra ilimizden ayrılacak ve bir daha Elazığ ile ilgili resmi bir görev almayacak olan Vali Kaldırım’ın geçici olarak görev yaptığı şehrin dinamiklerini harekete geçirme noktasındaki heyecanı ve azmi, memleketleri Elazığ olan ve kendileri gibi tüm yakınları bu şehirde yaşayacak olmalarına rağmen ilgili bürokratların duyarsızlığı ve heyecansızlığına vatandaşlar herhangi bir anlam veremiyorlar.
ORGANİZATÖRLÜK DE Mİ YAPILAMAZ?
Şehrin tarihi ve turizm değerlerinin tanıtılması ve önce şehrimiz insanına sonra da ülke insanına tanıtma işinin sadece Vali Kaldırım’ın omuzlarına yüklenecek bir   yük olmadığını, ilgili kurum olan Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün şehrin başta STK ve medya olmak üzere tüm dinamikleri harekete geçirebilecek projeler geliştirerek bu faaliyetin organizatörlüğünü yapmasının bile önemli ve güzel sonuçlar doğurabileceğini ifade eden vatandaşlar, bu konuda bürokratların artık makam odalarından dışarı çıkarak paydaşlarla birlikte bu konuya eğilmeleri gerektiğini ifade ediyorlar.
HARPUT, HALA AYNI HARPUT
Harput Mahalle Muhtarı Zülküf Demirpolat, geçmiş yıllarda yapılan bazı hizmetlerin güzelliklerine dayanarak “Harput eski Harput değil” gibi bir sloganı sık sık telaffuz etse de Harput’un yine eski Harput olduğunu ifade eden vatandaşlar Hakimiyet Gazetesi’ne şunları söylediler: Gelen misafirlerin birkaç saat zaman geçireceği bir tarihi çarşımız hala yok. Yöresel ürünlerimizin, turist eşyalarımızın pazarlanacağı bir mekânımız yok. Mahalli musikimiz eşliğinde çedene kahvesi ikram edeceğimiz tesislerimiz hala yok. Tarihi eserlerimizin sergileneceği müze yok. Yöresel yemeklerimizin sergilenip satışının yapıldığı müzemiz yok. Bu tesislerden de öte; gelen yabancılara yardımcı olacak, onları karşılayacak bir turizm ofisimiz hala hizmete girmiş değil. Harput Muhtarı Demirpolat, tüm bu görevleri gönüllü olarak yapıyor olsa da bu konuda bir ciddi bir eksik her alanda kendini gösteriyor.
VALİ DAHA NE YAPSIN?
Şehrin turizm potansiyellerini şehrin ekonomisine katkı sağlaması için gece gündüz çalışan Vali Çetin Oktay Kaldırım, Harput ve Hazar Gölü yanında Keban Baraj Gölü Saklıkapı ve Kara leylek kanyonları ile Keban Gümüşkaya Mağarası Aşağı İçme gibi  birçok değerimizi “come to Elazığ” sloganı ile tüm dünyaya duyurarak insanları şehrimize davet etmekle kalmamış ve her fırsatta ulusal basın mensuplarını bu güzellikleri bizzat gezdirerek tanıtımına katkı sunmuştu.
NASIL GİDİLİR BİLEN YOK
Vali Kaldırım’ın keşfederek insanlarımızın hizmetine sunduğu, bununla da kalmayıp tanıtımını bizzat yaptığı kanyonlara nasıl ve hangi güzergâhtan gidileceği, gittiklerinde burada neler bulacakları ve hangi güzellikleri göreceğine dair başta basın mensupları olmak üzere hiç kimsenin bir bilgisi olmadığını ifade eden meslektaşlarımız, bu konuda il Kültür ve Turizm Müdürlüğünün STK Başkanları, medya mensupları başta olmak üzere haftanın belirli günlerinde özel otobüslerle bu mekanlara taşınabilecek organizasyonların yapılmasında bile yetersiz ve isteksiz olmalarına bir anlam veremediklerini ifade ediyorlar.
ÖDENEK BEKLEMEK YÖNETİCİLİK DEĞİLDİR
Bazı kurum müdürlerinin ne kadar ödenek kadar iş mantığıyla hareket ettiklerini ifade eden vatandaşlar, sıradan bir STK başkanının bile hiçbir maddi gücü ve kaynağı olmamasına rağmen çok büyük işlere imza attığını hatırlatarak asıl olan iş yapma ve proje ortaya koyma aşk ve şevkinin olduğunu, bunlar olmadığı takdirde bürokratların ödenek bekleyerek görev sürelerini doldurup ve hiç bir iz bırakmadan unutulduğunu ifade ediyorlar.
 UZATILAN EL BOŞ KALMAZ
Elazığ’da çok sayıda iş adamı ya da firmanın şehrin güzelliklerini tanıtma noktasında kendilerine götürülen tekliflere hayır demeyeceğine dikkat çeken vatandaşlar, bu konuda ilgili müdürlük yetkililerinin firmalar ve özel kuruluşlardan maddi kaynak yerine, talep edilecek her türlü araç, transfer, ikram ve diğer hususlarda katkı sunacaklarını ifade ediyorlar.
STK’LAR VE ÖZEL KURUMLAR GEZİ DÜZENLEYEBİLİR
Şehrin değerlerini tanıtma noktasında Vali Kaldırım’ın çabalarına her bir STK ve özel kuruluşların da kendi çaplarında destek verebileceklerini ifade eden vatandaşlar, bazı işletmelerin kendi personellerini hafta sonu bu noktalara geziler düzenleyerek hem güzel bir etkinlik yapacaklarını hem de şehrimizin güzelliklerinin tanıtımına katkıda bulanabileceklerini ifade ediyorlar.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

yazarlar YAZARLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat