EROL: GÜVENLİK SORUŞTURMASINI TEREDDÜT VE ŞÜPHEYE DAYALI OLARAK YAPARSANIZ ŞU ANKİ BÜYÜKELÇİ ŞABAN DİŞLİ VE TARIM BAKANI PAKDEMİRLİ'Yİ DE GÖRECDEN ALACAK MISINIZ?

Okunma: 28
GÜNCEL 7 Nisan 2021 17:19
Videoyu Aç EROL: GÜVENLİK SORUŞTURMASINI TEREDDÜT VE ŞÜPHEYE DAYALI OLARAK YAPARSANIZ ŞU ANKİ BÜYÜKELÇİ ŞABAN DİŞLİ VE TARIM BAKANI PAKDEMİRLİ'Yİ DE GÖRECDEN ALACAK MISINIZ?
A
a

EROL: GÜVENLİK SORUŞTURMASINI TEREDDÜT VE ŞÜPHEYE DAYALI OLARAK YAPARSANIZ ŞU ANKİ BÜYÜKELÇİ ŞABAN DİŞLİ VE TARIM BAKANI PAKDEMİRLİ'Yİ DE GÖRECDEN ALACAK MISINIZ?

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, TBMM’de Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması kanun teklifi hakkında TBMM Genel Kurulunda konuştu.
Konuşmasında kanun teklifi hakkında eleştirilerde bulunan Erol: 
Devletin kurumları doğru çalıştırılmış olsaydı, iktidarlarınız döneminde TSK’nin 356 generalinin 150’si FETÖ'den atılmaz, 74 emniyet müdürü tutuklanmaz, Yargıtayın 133 üyesi FETÖ'den dolayı tutuklanmaz, Danıştayın 43 üyesi, Anayasa Mahkemesinin 2 üyesi buralara atanmazdı.
Eğer güvenlik soruşturmasını tereddüde ve şüpheye dayalı yaparsanız, yedi göbek öteye kadar da giderseniz şu anda Türkiye Cumhuriyeti'ni yurt dışında temsil eden diplomat Şaban Dişli'yi görevden alacak mısınız? Ya da abisi FETÖ’cü olan Tarım Bakanını görevden alacak mısınız? ''dedi.

Kanun teklifi ile ilgili eleştirilerde bulanan Erol Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir’li ve büyükelçi Şaban Dişli’nin yakınlarının FETÖ’den içeride olduğunu hatırlatarak görevden alınıp alınmayacaklarını sordu..

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol konuşmasında şu ifadelerini kullandı: “ Ben bugünkü konuşmamı yalnızca Ak Parti Grubuna dönerek yapmak istiyorum. Ciddiye alırsınız, almazsınız; nasıl değerlendirirsiniz bilmem ama dinlemenizde yarar görüyorum. Bir defa, tarihsel süreci şöyle bir değerlendirince ve bu kanun metnini okuyunca hakikaten sizinle ilgili hayrete düştüm, sanki bu ülkede hiç 28 Şubat süreci yaşanmamış, insanlar değerlerinden, kılıklarından,  kıyafetlerinden, inançlarından, annesinden, babasından dolayı yargılanmamış gibi, kamu hizmetlerinden mahrum edilmemiş gibi, okullardan atılmamış gibi şimdi onu biraz daha modernize ederek aynı faşist zihniyeti bu parlamentonun gündemine getiriyorsunuz. Bakın, eğer siz kendi varlığınızı, yasaların toplum üzerinde, i özgürlükleri kısıtlayarak sağlayacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tam tersine, insanlara daha fazla özgürlük alanları tanımalısınız. Size bir örnek vereceğim: 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu bir tavsiye kararı aldı, FETÖ terör örgütüyle ilgili bir araştırma yapılmasıyla ilgili hükümete bir tavsiye kararı aldı.  Dönemin Müsteşarı Ömer Dinçer televizyonlarda açıklama yaptı, dedi ki: "Evet, bu tavsiye kararının uygulamaya geçirilmemesinin bürokratik muhatabı bendim, ben sorumluluğu aldım ve işleme koymadım." Siyasi muhatabı da o dönemin başbakanı, bugünkü Cumhurbaşkanımız sayın Tayyip Erdoğan.Şimdi, bakın, o dönem eğer devletin arşivleri, devletin organları ve devletin kurumları doğru çalıştırılmış olsaydı, ciddiye alınmış olsaydı;  sizin iktidarlarınız döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 356 general kadrosunun 150 tanesi FETÖ' den atılmazdı, 81 ilin 74 emniyet müdürü FETÖ' den dolayı tutuklanmazdı, Yargıtay’ın 133 üyesi FETÖ'den dolayı tutuklanmazdı, Yargıtay üyesi olamazdı. Danıştay’ın 43 üyesi, Anayasa Mahkemesi’nin 2 üyesi, emniyet teşkilatının yaklaşık 30 bin görevlisi , yaklaşık 5 bin civarında hâkim ve savcılar… Bunlar ne yaptılar? Bunlar aslında AK Parti'nin değil, devletin, kamunun düzeninin temeline dinamit koydular. Yani sizin verdiğiniz yanlış kararlar yalnızca sizi etkilemiyor.  Devlet adına alınması gereken tedbirleri almadığınız zaman devlet liyakatini ve devlet geleneğini bozarsınız. Yarın yeni 28 Şubatların olmayacağının garantisi var mı? Peki, 28 Şubatta yaşananları sizin gibi düşünmeyenlere yarın yaşatmanızla ilgili bir hakkınız var mı? Yani bunun yarını da var. Peki, bir örnek vereceğim, demin Nihat Yeşil, Ankara Milletvekilimiz konuşmasında ifade ettiler. Eğer güvenlik soruşturmasını tereddüde, şüpheye, araştırmaya dayalı yaparsanız, yedi göbek öteye kadar da giderseniz Şaban Dişli'yi görevden alacak mısınız? Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve hükümeti yurt dışında temsil eden bir diplomat… Sayın bakanım, alacak mısınız? Siz devlet geleneğinden gelen bir siyasetçisiniz, Şaban Dişli' yi alacak mısınız görevden? Kardeşi FETÖ'cü, içeride… Peki, Tarım Bakanı’nı alacak mısınız? Abisi FETÖ'cü içeride…

FETÖ ile suçlanan kişilerin kardeşlerinin önemli devlet görevlerine getirildiğini belirten Erol,“ FETÖ'yle suçlanan ve FETÖ terör örgütünün darbe girişimine bizzat katılan kişilerin kardeşlerini bu ülkede devletin en önemli görevleri verildi. Bakın, büyükelçilik sıradan bürokratik bir görev değildir, Türkiye Cumhuriyeti'nde makam arabasında Türk Bayrağı'nı taşıyan iki makam vardır. Bunlardan birisi ilin valileri, birisi büyükelçiler; hem devleti hem hükûmeti temsil eder. Şimdi, hem devleti hem hükûmeti temsil eden birisinin kardeşi FETÖ' den yatacak ama o, devleti temsil edecek. Peki, bu, bir çelişki değil mi? Peki, diğer taraftan, Tarım Bakanı, Bakanlar Kurulu’nda yalnızca tarım politikaları mı konuşulur? Devletin bütün sırları da konuşuluyor, bütün güvenlik politikaları da konuşulur. Peki, yarın, onun FETÖ' cü olmadığı nereden belli? İşte, yaşadık, yaşadık; albaylıktan generalliğe terfi ettirdiğiniz general, daha sonra FETÖ' den açığa alındı. Demek ki olabilir, demek ki kişilerin yorumlarına, değerlendirmelerine göre değil, devletin kurallarına ve kanunun hukuk çerçevesinde uygulanmasıyla ilgili kararlar alınması gerekir. Bunun içindir ki bu yasa doğru bir yasa değil, bu yasa Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yurttaşlarımızın yurttaşlık haklarını sınırlayan ve kısıtlayan bir yasadır. Tabii ki grup olarak bu yasaya "hayır" diyeceğiz.” 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat