“BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DİYEN GENÇLER FELAKETE SÜRÜKLENİYOR”

Okunma: 76
GÜNCEL 26 Haziran 2022 10:22
Videoyu Aç “BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DİYEN GENÇLER FELAKETE SÜRÜKLENİYOR”
A
a

“BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DİYEN GENÇLER FELAKETE SÜRÜKLENİYOR”

SAĞLIĞI GELİŞTİRME VE SİGARA İLE MÜCADELE DERNEĞİ BAŞKANI PROF. DR. YASEMİN AÇIK:
 
“BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DİYEN
GENÇLER FELAKETE SÜRÜKLENİYOR”
 
Sağlığı Geliştirme ve Sigara ile Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Covid-19 pandemisi, savaş gibi zorluklar nedeniyle dünya genelinde uyuşturucu kullanımında yaşanan artışa dikkat çeken Açık, sentetik uyuşturucu çeşitliliğin artmasının ve uyuşturucuya erişimin kolaylaşmasının da özellikle gençleri büyük bir tehlikeye doğru sürüklediğini söyledi. Açık, ailelere de önemli tavsiyelerde bulundu.
 
Dünya genelinde uyuşturucu kullanımı dikkat çekici bir hızla artış gösteriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından geçen yıl yayımlanan Küresel Uyuşturucu Raporu’na göre 2019'de dünya çapında yaklaşık 275 milyon kişi uyuşturucu kullandı. Bu rakam bir önceki yıl 269 milyondu. Yine 2019 yılında 36 milyon kişi uyuşturucu kullanımına bağlı olarak çeşitli rahatsızlıklar yaşadı. 2020 yılı rakamlarına göre ise uyuşturucu kullanan her sekiz kişiden yalnızca biri profesyonel yardım aldı. UNODC ayrıca 2030 yılında uyuşturucu kullanımının yüzde 11 artacağını öngörüyor. Hem artan uyuşturucu kullanımı hem de dünya genelinde sentetik uyuşturucu çeşitliliğinin artarak, erişiminin kolaylaşması özellikle çocuklar ve gençler için büyük bir risk teşkil ediyor. Sağlığı Geliştirme ve Sigara ile Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada uyuşturucunun zararlı etkilerine değinirken, ailelere de önemli uyarı ve tavsiyelerde bulundu.
 
Prof. Dr. Yasemin Açık: “Ürkütücü tablo karşısında vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz”
 
Dünyanın içinde bulunduğu durumun uyuşturucu kullanımının artmasına neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yasemin Açık, “UNODC; Covid-19 pandemisi, dünya genelinde yaşanan çatışma ve savaşların, uyuşturucu kullanımında artışa yol açtığını belirtiyor. Çünkü bu tablo, çaresizlik ve güvensizliğin derinleşmesine yol açıyor. Bununla birlikte Türkiye’nin verilerinin de yer aldığı Avrupa Uyuşturucu Raporu 2022’de de dikkat çekildiği üzere sentetik uyuşturucu çeşitliliğinin artması ve uyuşturucuya erişimin kolaylaşması da uyuşturucu tehdidini giderek artırıyor. Avrupa Birliği’ndeki 15-64 yaş arası yetişkinlerin 83,4 milyonunun daha önce yasa dışı uyuşturucu kullandığını gösteren bu ürkütücü tablo karşısında vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Bu noktada kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içinde olması, uyuşturucu maddelerin gerek kullanımı gerekse kaçakçılığının önlenmesi adına topyekûn mücadele verilmesi büyük önem taşıyor” dedi.
 
“Uyuşturucu kullanımı hayatı sürdürmeyi imkansız hale getiriyor”
 
Uyuşturucu kullanımının bir bağımlılık türü olduğunu ve kullanımının sürdürülmesi halinde yoksunluk hissinin ortaya çıkmasıyla yaşamın devamını imkansız hale getirdiğini ifade eden Açık şöyle devam etti; “Ruhsal özelliklere, genetik yatkınlığa, çevresel ve toplumsal faktörlere, uyuşturucuya erişime bağlı olarak özellikle gençler bağımlılık riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Kendini bir sosyal ortama ait hissetme ihtiyacı hisseden gençler, birilerinin ‘bir kereden bir şey olmaz’ demesiyle felakete sürüklenebiliyor.”
 
“Sevgisizlik ve iletişim eksikliği çocuklarda uyuşturucu kullanımı riskini artırıyor”
 
Uyuşturucu kullananların büyük bölümünü ergenler ve genç yetişkinlerin oluşturduğunu ifade eden Açık, “Özellikle küçük yaşlarda kullanılan uyuşturucu, beyin henüz gelişimini tamamlamadığı için ciddi problemlere neden oluyor. Bu noktada ailelere önemli görevler düşüyor. Her şeyden önce çocuğun sevgi dolu bir ortamda, özgüvenli bir şekilde yetişmesi, kendini çaresiz ve güvensiz hissetmemesi çok önemli. Ebeveynin aşırı ilgisizliği de aşırı gözetimi de çocukları farklı arayışlara itiyor. Dolayısıyla aile içinde bir denge kurulması gerekiyor. Aile içi şiddet, psikolojik sıkıntılar, travmalar ve iletişim eksikliği de çocukların madde kullanımına yönelme riskini artırıyor” diye konuştu.
 
“Fiziksel ve psikolojik belirtiler iyi gözlemlenmeli”
 
Prof. Dr. Yasemin Açık, çocuklarının madde kullanımından şüphelenen ebeveynlere ise şunları tavsiye etti; “Dikkat eksikliği, ani duygu değişimleri, sebepsiz yere öfkelenme, kabuğuna çekilme, okul başarısının bir anda düşmesi madde kullanımına bağlı olabilir. Fiziksel olarak ise yeme içme ve uyuma alışkanlıklarında değişiklikler, ani kilo kaybı, bulantı, ishal, aşırı terleme, gözlerde kızarıklık gibi değişimler çok iyi gözlemlenmelidir. Elbette bu belirtiler, çocuğun kesin olarak uyuşturucu kullandığını göstermez. Çocuğun başka bir fiziksel ya da psikolojik sıkıntısı da olabilir. Dolayısıyla aileler çocuklarını suçlamadan, gerekirse bir uzmandan da destek alarak, bu değişimin gerçek sebebini öğrenmeliler. Uyuşturucu madde kullanımı söz konusuysa da vakit kaybedilmeden en uygun tedavi yöntemi uygulanmalıdır.”
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sİzce Dolar daha fazla yükselir mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

1 Çay Kaşığı Dilinizde Bekletirseniz...

1 çay kaşığı balı dilinizde bekletirseniz...

Sıcacık içeceğinizden veya çorbanızdan bir yudum almak için sabırsızlanıyorsunuz ancak ilk yudumda diliniz öyle bir yanıyor ki geri kalanının keyfini çıkaramıyorsunuz.

Üstelik dilinizin iyileşmesi uzayınca yediklerinizden hiçbir tat alamayacaksınız. Peki dil yanması nasıl çabuk iyileştirilir?

Ağzınızdan nefes alın
 
Sıcak bir şey yedikten sonra hemen tükürün, dilinizi dışarı çıkarıp ağzınızdan nefes alıp vermeye başlayın. Ağzınızdan nefes aldığınızda soğuk hava içeri girerek yanmayı azaltır.

Soğuk bir şey yiyin/için
 
Hızlı bir şekilde soğuk bir şey yiyip içmek dilinizin sıcaklık derecesini düşürecek, inflamasyonu azaltacak ve doku hasarını önleyecektir. Buz ya da bozlu dondurma emebilirsiniz. Soğuk bir içecekten küçük yudumlar alın.

Ağzınızda ılık su çalkalayın
 
2013'te yapılan bir araştırmaya göre, yanıklardan sonra oluşan hasarı azaltmak için ılık su kullanılabilir. Ilık su, mikrosirkülasyonu arttırarak dokuların ölmesini engelliyor. Ilık suya biraz da tuz atarsanız enfeksiyonu önleyecektir. 1/2 çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suyla karıştırıp ağzınızda 30 saniye çalkaladıktan sonra tükürün. Diliniz iyileşene kadar günde birkaç kez uygulayabilirsiniz.

Bal
 
Bal, antibakteriyel özelliğiyle bakterinin hasar gören ciltte enfeksiyon oluşturmasını engelliyor; şişliği ve acıyı azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. 1 çay kaşığı balı dilinize yayın, dilinizin üzerinde mümkün olabildiğince bekletin. Gün 2-3 kez tekrarlayın. Bal 1 yaşının altındaki çocuklara verilmemelidir!

Şeker
 
Şeker yanma hissini yatıştırır. Tat alma duyusunu geliştirir. 1 çay kaşığı şekeri dilinize koyup dilinizi damağınıza yaslayıp şeker eriyene kadar bekleyin. Kan şekeriniz yüksekse tavsiye edilmez!

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat